Contracted etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Contracted etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Ekim 2015

CONTRACTED filminin oyuncuları ile RÖPORTAJ




Daha önce Contracted I ve II’nin yönetmenleriyle (Eric England / Josh Forbes) yaptığım röportajın ardından filmin ana karakterlerini canlandıran üç oyuncu Najarra, Matt ve Katie ile ile sosyal medya üzerinden tanışma fırsatım oldu. Birkaç hafta süren yazışmalar ve sohbetlerin ardından röportajı tamamladım. Kendileri korku sinemasını seven, ve yaptığı işlerden çok keyif alan oyuncular.
Tüm oyuncular hem Popüler Sinema’da, hem de sosyal medya ortamında yayınlamak üzere kendisine yönelttiğim soruları beni kırmayarak cevapladılar

Najarra, Matt ve Katie’e, bize vakit ayırdığı için çok teşekkür ediyoruz.

                                           Najarra Townsend 


KE- Filmografinize baktığımızda TV serileri, kısa filmler ve uzun metrajlı filmlere rastlıyoruz. True Loved ve Going to America filmleri ile çeşitli festivallerden ödüllerle döndünüz. Bu başarınızın sırrı nedir?

NT- Çalışmayı seviyorum ayrıca hayatta ne yapmak istediğimi erken bir yaşta keşfetmiş olduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum. Oyunculuk her zaman ilk aşkım olmuştur. Çalıştığım projelerde her zaman elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışırım. Ayrıca aynı insanlarla çalışmayı severim. Sinema işinde gerçekten akıl almaz derecede yetenekli insanlar tanıdım ve birlikte ne kadar aynı projede çalışırsak o kadar iyi oluyor. Bir filme başlarken birbirine olan güven ve aşinalık inanılmaz derecede yararlı bir şey. "True Loved " benim hayatımı değiştiren bir filmdir ve hala o filmi göstermek için okullara gidiyor ve de LGBT konularında konuşuyorum. Bu film benim için çok özel olduğundan bu filmle çok çeşitli festivallerde en iyi kadın oyuncu ödülü kazanmak ayrıca müthiş bir şey. "Contracted" filminin de bende benzer bir etki bıraktığını söyleyebilirim. Bu film sayesinde ömür boyu sürecek arkadaşlıklar edindim.

KE- Genelde romantik ve komedi türünde filmlerde yer aldınız. Contracted gibi bir korku filminde oynamak sizi tedirgin etmedi mi? Bu rolün altından kalkamayacağınızı düşündüğünüz oldu mu?

NT- Her zaman kendimi dramlara ve duygusal derinliği olan filmlere yakın hissetmişimdir. "Contracted" filminden önce birkaç korku filminde yer aldım. Korku filmlerinin  o abartılı duygusal bağlamını hep sevmişimdir. Senaryoyu ilk okuduğumda, Samantha karakterini çözümleyip oynamak için çok sabırsızlandım. Her gün; makyaj, sınırlı zaman ve sahnelerin karmaşıklığı göz önüne alındığında ayrı bir mücadeleydi. Ama günün sonunda hepsi gerçekten çok keyifliydi. 

KE- Contracted, özenli makyaj isteyen ve kanlı sahneleri bol olan bir film. Vücudun deforme olma sahneleri gerçekten ürkütücü ve makyajlar çok başarılı. Bu sahneleri çekerken hiç zorluk yaşadınız mı? İyi ya da kötü bir anınız var mı?

NT- Güne makyaj için saatlerce oturmakla başlıyordum. Bana tüm bu özel efektleri uygulayan, inanılmaz derecede yetenekli Mayera Abeita'ya sahip olduğumuz için çok şanslıydık. O aslında son derece nahoş bir deneyim olabilecekten bütün bunları keyifli anlara dönüştürmüştür.
Makyaj sandalyesinde saatlerce oturmaktan gerçekten keyif aldım. Zaman her daim bir sorundu çünkü sınırlıydı. Ama ekibimiz sayesinde onu hallettik. Yaşadığım diğer bir sorun ise filmin sonuna doğru baş gösterdi. Gözlerim gün geçtikçe kötüleşmeye başladı. Efektler için kontak lens taktım. Bir tarafta sklera / göz akı lensi, diğerinde kırmızı göz kanamalı lens neredeyse kör oluyordum. O sahneleri gerçekçi kılmak için girişilen zahmet tabii ki çok zorlayıcıydı ama sonunda karakterimi geliştirmeye çok yardımcı oldu.

KE- Bundan sonraki projelerinizde sizi yeniden korku filmlerinde görecek miyiz? Yeni projelerinizden kısaca bahsedebilir misiniz?

NT- Şu an ITunes da gösterilen "What Now" adlı bir komedi filmim var. Seneye beni  harika bir korku filmi olan Jill Sixx 'in kısa filmi "The Stylist" da görebilirsiniz. Ayrıca seneye Eric Peter Carlson'ın "Wolf Mother" adlı Suç/Aksiyon/Gerilim filmi de geliyor. Geçmiş ve gelecek projelerimle ilgili olarak Facebook ve diğer sosyal medya alanlarına bakabilirsiniz.

Instagram: @najarra

KE- Bugüne kadar izlediğiniz filmlerin arasında sizi en çok etkileyen 2 filmi, nedenleriyle birlikte yazabilir misiniz?

NT-Sadece iki film seçmek mümkün değil. Filmleri seviyorum ve her birinde beğenilecek, takdir edilecek bir yan buluyorum. Ben bir filmi izleyip içinde  kaybolmayı ve sonrasında aynı filmi tekrar tekrar izleyip, çekim, oyunculuk ve reji detaylarına dikkat etmeyi seviyorum. Kısaca filmlere tapıyorum.

                                                  Matt Mercer 


KE- Filmografinize baktığımızda oyunculuğun yanı sıra yönetmenlik ve yapımcılık yaptığınız filmler de bulunuyor. Bu kadar çok yönlü birisi olarak size hangisi daha çok keyif veriyor. Kamera arkasında olmak mı aktörlük mü ?

MM- Teşekkürler. Bu zor bir soru. Her ikisini de farklı sebeplerden ötürü seviyorum. Oyunculuğun anlık  heyecanını ve zorlayıcı yönünü seviyorum. Son derece sahici görünmeye çalışıyorsunuz  ve aynı zamanda da yönetmenin hikayesini anlatmasına yardımcı olacak bir kanalsınız. Çok keyifli; ayrıca oynadığınız role bağlı olarak normal hayatta hiç olamayacağınız ya da hiç yapmayacağınız şeyleri yapıyorsunuz. The Mind's Eye adlı  bir filmde bir telekinetiği oynadım. Ben bir telekinetik değilim ve normal hayatta da zihin gücümle eşyaları yerinden oynatamıyorum tabii ki. Ama filmde yapıyorum. Harika bir şey ! 

Yönetmenliğe gelince, onu da seviyorum çünkü tıpkı hikaye anlatmak ya da hikayeyi anlatmak için bir dizi bulmacayı çözmek gibi bir şey. Sanki kamp ateşi etrafında masal anlatıyor ve bunu yaparken de olabilecek en iyi hikayeyi kurgulamak için elinizin altındaki tüm araçları kullanıyor ve de en iyi filmi yapma amacını taşıyan müthiş insanlarla beraber çalışıyorsunuz. Ben bu işin problem çözme kısmınıı seviyorum. Her anın nasıl üstesinden gelineceğini ve bunun sahneye nasıl yansıtılacağını çözmek gibi...

Bu seçimleri yapmak oldukça keyifli ve sonrasında siz bunları ekrana taşıdığınızda insanların tepkilerini izlemek çok hoş. Bu arada umarım izliyorlardır !

KE- Contracted dahil olmak üzere filmlerinizin çoğunda Najarra Townsend ile birlikte rol aldınız. Aranızda iyi bir uyum olduğunu düşünüyorum. Özellikle "Play Violet For Me" cool bir kısa filme benziyor. Bu film dahil olmak üzere beraber çalıştığınız filmlerde kamera arkasında yaşadığınız komik anılarınız var mı?

MM- Teşekkürler. Najara harika bir oyuncu ve birlikte çalışmayı en sevdiğim oyunculardan biri. Aslında en sevdiğim insanlardan biri, nokta. Şimdiye kadar birlikte bir kaç film yaptık. Çok özgün ve çok yönlü birisi. Eric England'la beraber ilk Contracted filmini yaparken, Eric'e Sam rolü için mutlaka Najarra'yı görmesini söyledim çünkü rolün hakkını vereceğini biliyordum. Najarra seçmelerin yapıldığı mekandan ayrıldığında Eric dedi ki" İşte bu". Hayali bir kara film olan Play Violet For Me' yi  yaparken de, ben ve Yapımcı/Yazar Kevin Sluder başrolde Najarra'dan daha iyi birinin olabileceğini düşünmedik açıkçası.

Komik bir an? He nedense aklıma ilk gelen şey, bir gece Contracted filminden bir sahne. Tecavüz sahnesinin geçtiği arabanın arka koltuğunda, Sam' in ellerini buğulu cama vurduğu sahneyi ( filmden imza niteliğinde bir sahne) çekiyorduk.
Eric dışardan çekerken ben de arabanın içinde Najarra ile beraberdim ve ütüyle arabanın camlarına buhar yapmaya çalışıyordum. Çok yorucu bir gün geçirmiştik ve bir türlü beceremiyorduk. Durum iyice saçma sapan bir hal almıştı. Sürekli buhar düğmesine basarak adeta camları ütülüyordum ve bir türlü olmuyordu. Ben deli gibi buhar püskürttükçe Najarra'nın bir evvelki çekimlerden kalma el izleri hala camda görünüyordu. Bu arada Najarra  sahnenin ne kadar buğulu olduğu hakkında espriler patlatırken aynı anda sevişme sahnesinin sahici görünmesi için arabayı ileri geri sallıyorduk. Tam bir saçmalıklar toplamıydı yani.

KE- İlk filme göre aksiyonu daha fazla olan Contracted: Phase 2'de hikaye tamamen sizin üzerinize kurulu. Başrolde olduğunuzdan dolayı daha itinalı bir performans gerekiyordu ve altından başarıyla kalktınız. Phase 2'de zorlandığınız sahneler oldu mu? Devam filmi Phase 3'de tekrar sizi görebilecek miyiz?

MM- Çok teşekkür ederim. Bunu duymak çok güzel. Bu filmde benim için en zor olan şey kocaman lensler takmayı öğrenmek ve bunlara alışmaktı. Bu filmden önce hiç lens kullanmamıştım ama bu filmle dibine vurdum. Özellikle de BÜTÜN GÖZÜNÜZÜ kaplayanalar  ıhhh. Ama baş makyaj efektleri ekibi Mayera Abeita ve Jennifer Quinteros bana çok büyük özen gösterdiler. En zor sahnelerden biri ( DİKKAT SPOILER) kurtçuktan kurtulma sahnesiydi. Bu sahneyi çekmek için çok az zamanımız vardı ve ben de kendi kendimi ameliyat ederken çektiğim acıyı aktarabilmek ama bunu da makyaj efektlerini bozmadan fevkalade bir şekilde yapmak zorundaydım. Efektler müthiştir ama birçok durumda tek seferde işi halletmek  gerekir, çünkü bu efektleri ve protezleri tekrardan yapmak için zaman olmaz. Örneğin, kolumdan çıkarttığım kurtçuk kanla beraber protezin( sahte ten) içine konmuştu. Ben de deriyi maket bıçağıyla kesip, onu oradan çıkartacaktım ama aynı zamanda onu bir nevi "kukla gibi oynatıp" kıvrılmasını sağlayacak ve de başını biraz kaldıracaktım. Sanırım oldu ama  bir seferde halledilmesi gereken sahnelerden biriydi işte. Zordu ama oldu. Bu arada çok hoş bir şey daha oldu, kurtçuğu dişimle çıkarıp aldım, tükürdüm o esnada bir an için çeneme yapıştı. Sanırım bu gerçekten de çok müthiş bir kaza ve çok komik bir andı.  

KE- İlerde uzun metrajlı bir korku filmi çekmeyi düşünüyor musunuz? Önünüzdeki yeni projelerden biraz bahseder misiniz?

MM- Düşünüyorum, Evet. Şu an üstünde çalıştığım ve yazdığım bir kaç proje var. Ama henüz bir şey söylemek istemiyorum! Çok keyifli işler ve bunlar hakkında konuşmak için sabırsızlanıyorum.

KE- Bugüne kadar izlediğiniz filmlerin arasında sizi en çok etkileyen 2 filmi, nedenleriyle birlikte yazabilir misiniz?

MM- Şimdiye kadar izlediğim tüm zamanların en sevdiğim iki filmini mi soruyorsunuz yani. Bayıldığım bir sürü film var açıkçası.Bu soruya cevap vermem mümkün değil. Korku filmi olarak başarılı bulduğum Halloween, Alien, Evil Dead 2, The Thing  gibi filmleri seviyorum. Gördüğünüz gibi ikiye falan indiremiyorum. Ama gerçekten taptığım iki tane " ıssızlık" filmi var. Biri Martin Scorcese'nin  After Hours filmi diğeri de Coen kardeşlerin No Country for Old Men. After Hours filmini senede  bir kaç kez izlerim. Öyle çılgın ve kinetik bir film ki, ayrıca ondaki enerjiyi de çok seviyorum. 1980’ lerde popüler olmuş  bir gecede herşeyi kaybetmek ile ilgili bir komedi filmi. Türünün en iyisidir. Hem korku, hem de kara komedinin iç içe olduğu, inanılmaz bir oyuncu kadrosu ve harika çekimlerle dolu. Ayrıca Griffin Dune’ın canlandırdığı karakter için korkunun mayın tarlası olan New York’daki ürkütücü Soho bölgesinde geçen bir filmdir. Tabii Howard Shore un harika müzikleriyle beraber. Mutlaka görülmesi gereken bir kara komedi filmidir. Ve No country for Old Men, en sevdiğim gerilim filmidir diyebilirim. Çok iyi kurgulanmış ve de olağan üstü güzel çekilmiş bir filmdir , tahmin edilemezliği açısından dehşetengiz bir filmdir. Onun,  temel işlevini çok iyi korumak kaydıyla  gerilim filminin ve de karakter prototiplerinin yapısıyla oynama şeklini çok sevdim.

                                             Katie Stegeman   


KE-  Contracted, Eric England ile birlikte çalıştığınız üçüncü film. Eric England'la beraber aynı sette çalışmak nasıl bir duygu? Aranızdaki uyumu nasıl sağladınız ? 

KS- Bir yönetmenle birden fazla çalışmanın harika bir şey olduğunu düşünüyorum çünkü o sizin, siz de onun nasıl çalıştığını biliyorsunuz ve de yaptığınız ilk işe nazaran daha iyi bir uyum sağlıyorsunuz. Çok daha heyecan verici riskler alıyorsunuz çünkü bir arada rahat hissediyorsunuz ve başarısız olmaktan çok da korkmuyorsunuz.

KE- Roadside ve Madison County gibi slasher tarzı filmlerin dışında kalan Contracted'ın senaryosunu ilk okuduğunuzda Nikki rolü için neler düşündünüz? Tedirginlik yaşadınız mı?

KS-  Eric ile senaryo aşamasında da beraber olduğum için ne olacağını biliyordum. Bu rolü oynamak için sabırsızlanıyordum çünkü gerçekten farklı bir şey yapmam gerekti. Benim için aynı rolü tekrar etmemek çok önemli. Ben bukalemun gibi olmayı ve kendime meydan okumayı seviyorum. Hollywood' daki aktrisler komşu kızı ya da sarışın aptal haricindeki rollerde oynamak için ölüyorlar. Gerçek hayattaki kadınlar bu sıradan tiplerden çok daha fazlasıdır ve sanırım Contracted bunu en iyi şekilde göstermiştir.


KE- Karşınıza çıkan tekliflerde en çok nelere dikkat edersiniz? Filmi kabul etme aşamasında yönetmen, oyuncular ve senaryo gibi unsurları göz önüne aldığınızda nasıl bir sıralama yaparsınız?

KS- Rolü kabul etmem için gereken çok şey var aslında. İlk ve de en önemlisi senaryoyu sevmem. Eğer ortada bir senaryo yoksa, o zaman boşa kürek çekiyorsunuz demektir. Ama yönetmeni ve işlerini beğeniyorsanız ve de yönetmen senaryoyu geliştirmeye istekliyse o zaman ikinci bir şans daha tanırım. Bununla beraber sinematografi konusunda çok titizim. Uzun objektiflere ve enteresan ışıklandırmaya bayılırım, bu yüzden DP' nin bandını hemen izledim. Açıkçası, rol bana hitap etmeli. Küçük ya da büyük  fark etmez, bir şekilde enteresan olmalı. Ama David Fincher gelip bana yüzeysel bir rol oynamamı teklif etse yine de oynarım çünkü onun bu rolü ihya edeceğini bilirim. Ayrıca benim için diğer oyuncular da önemli. Film yapmak birlikte bir çaba gerektirir ve çürük elmalar bütün her şeyi mahvedebilir. Son olarak para da önemli, çok olmasına gerek yok ama olmalı. 


KE- Bugüne kadar oynadığınız film ya da dizi setlerinde başınıza gelen en ilginç olay hangisidir? 

KS- .Ooo bir sürü şey olmuştur. Uykuya hasret kalmış 50 insanın birlikte haftalar boyu çok uzun saatler çalışması sonucunda bir sürü çılgın ve komik şey olur tabi. Bir yapımcım vardı bir keresinde çok içmişti ve o gün iş bittikten sonra gecenin bir yarısı valizime işedi çünkü onu tuvalet sanmıştı ve hiç farkında değildi. Ama harika bir adamdı; ben de ses etmedim.

KE- Bugüne kadar izlediğiniz filmlerin arasında sizi en çok etkileyen 2 filmi, nedenleriyle birlikte yazabilir misiniz?

KS- Sinemayı seviyorum, o yüzden bu benim için çok zor ama beni tanıyan biri benim her zaman Se7en' ı ve Joe Wright'ın Pride and Prejudice 'ını  izlediğimi bilir. Karanlık ve ürkütücü olan her şeyi severim ama aynı zamanda bir dönem klasikleri delisiyim. Her iki filmde de görüntüler ve reji harika. Onlar benim evim gibidir.

Bu Yazım Popüler Sinema da yayınlanmıştır.


22 Ekim 2015

ERIC ENGLAND İLE RÖPORTAJ



Contracted: Phase 2'nin yönetmeni Josh Forbes ile yaptığım röportajın ardından serinin ilk filmi olan Contracted'ın yönetmeni Eric England ve filmin oyuncuları ile de tanışma fırsatım oldu.Sosyal medya hesapları ve mailler üzerinden yaptığımız yazışmalarda beni kırmayarak röportaj teklifimi kabul ettiler.

Korku filmlerini çok seven ve sıkı takip eden birisi olarak, bundan sonra korku/gerilim filmlerine hayat veren yönetmenleri,oyuncuları,senarist veya yapımcıları ile birer röportaj yapmaya çalışacağım. Korku filmi sevenlerin bu tarz röportajlara ilgi duyacağını düşünüyorum. 

Birazdan okuyacağınız röportaj Contracted filminin yönetmeni Eric England'a ait. Kendisi Slasher filmleri seven 1988 doğumlu,  gelecekteki projeleri için de oldukça heyecanlı genç bir yönetmen.Kendisi, hem Popüler Sinema’da hem de sosyal medya ortamında yayınlamak üzere kendisine yönelttiğim soruları cevapladı.

Eric England'a, bize vakit ayırdığı için çok teşekkür ediyoruz.

NOT :Kısa bir süre sonra Contracted 1/2 filminin oyuncuları Najarra Townsend, Matt Mercer ve Katie Stegeman ile yaptığım röportajları da yayınlayacağım.


KE- İlk korku filminizi 23 yaşında çektiniz ve bugüne kadar da üç adet uzun metrajlı filminiz bulunuyor. Biliyorsunuzki korku sinemasında birbirine benzeyen yüzlerce film yer alıyor. Peki siz, genç bir yönetmen olarak, korku sinemasında farklılık yaratmak için neler yapmayı düşünüyorsunuz? İlerde "Evet bu bir Eric England filmi" diyebileceğimiz türden yapımlarla karşılaşacak mıyız?

EE- Kesinlikle. Ben CONTRACTED gibi izleyiciye acı yoluyla temas eden hikayeler anlatmayı planlıyorum.Son derece içgüdüsel seviyede izleyiciye ulaşan ve de bu şekilde  onların bilinçaltına sızmaya çalışan filmler istiyorum. Ayrıca biraz da "Tabu" olarak değerlendirilen şeylere bir ilerleme, entellektüellik getirmek istiyorum.

KE- Yönetmenliğini yaptığınız ilk film olan 2011 yapımı Madison County'nin finali, ikinci filmin geleceğini gösteriyor.Devam filmi olacak mı? Olursa siz mi yönetmeyi düşünüyorsunuz?

EE- Tabii ki bir devam filmi olacağına inanıyorum ama ne zaman olacağından emin değilim ve de o filmi yönetmeyi düşünmüyorum. Fakat en nihayetinde slasher tarzı filmlere geri döneceğimi  düşünüyorum ileride.


KE- Contracted, body horror tarzına çok yakışan kaliteli bir film. Roadside ve Madison County gibi slasher filmlerin ardından, Contracted gibi farklı bir film çekmek nereden aklınıza geldi?

EE- Aynen öyle. Farklı bir şey yapmak istedim. Bana göre, bir film yönetmeni ve hikaye anlatıcısı olarak çok yönlülük çok önemli. CONTRACTED daha çok, korku filmi tarzında yapmak istediğim film türleriyle uyuşmakta. 

KE- Contracted filminin devamı olan Contracted: Phase 2'yineden siz yönetmediniz? Phase 3’ün devam filmi olarak geleceğini kesin gibi. Eğer olursa siz mi yöneteceksiniz?

EE- C2 filmini neden yönetmediğim uzun hikaye ve ben onu kendi blogumda yazdım.(http://ericengland.blogspot.com) ama sonuçta ilk filmin yapımcılarıyla çalışmaya devam etmek istemedim. İleride çekilecek hiçbir Contracted filminde de yer almayı düşünmüyorum. Eğer şartlar uygun olursa belki fikrimi değiştirebilirim ama halihazırda  daha büyük ve daha iyi şeyler peşindeyim. 

KE- Bize yeni projeleriniz hakkında biraz bilgi verebilir misiniz? Korku filmlerine devam mı?

EE- Evet. İleride THE SIRENS adında harika bir korku filmi yapmayı düşünüyorum ve gelecek sene duyurulacak henüz çok başında olan bir kaç korku filmi daha var. 

KE- Bugüne kadar çektiğiniz filmlerin setinde yaşadığınız enterasan bir anınız varsa bizimle paylaşabilir misiniz?

EE- Her an çok enteresan :)

KE- Şimdiye kadar hiç Türk korku filmi izlediniz mi? İzlediyseniz düşünceleriniz nelerdir?

EE- Hayır, henüz izlemedim ama BASKIN filmini en kısa zamanda izlemek için sabırsızlanıyorum.

KE- En beğendiğiniz 3 korku filmini ve 3 yönetmeni yazar mısınız?

EE- Filmler : SCREAM, THE TEXAS CHAINSAW MASSACRE, HALLOWEEN. Yönetmenler : David Fincher, John Carpenter, ve Alfred Hitchcock

Bu Yazım Popüler Sinema da yayınlanmıştır.

18 Ekim 2015

JOSH FORBES ile RÖPORTAJ




Josh Forbes, şimdiye kadar birçok kısa film çekmiş ve korku sinemasına yeni katılmış bir yönetmen. Korku sinemasına girişi, ilk uzun metrajlı çalışması Body Horror (Vücut Korku) türünün iyi örneklerinden birisi olan Contracted filminin devamı, Contracted: Phase 2 ile oldu. Kendisi son derece neşeli ve hayat dolu birisi ve aynı zamanda benim gibi bir korku filmi fanatiği.

Josh Forbes ile tanışmam, yaklaşık bir ay önce iki filmin birden eleştirisini kaleme aldığım ve sitemizde yayınlanan yazımı, Twitter’da favorisine eklemesiyle başladı. Sitemiz ve dolayısıyla benim için oldukça gurur verici olan bu tanışmanın ardından, kısa bir süre içinde sosyal medya ve mailleşmeler üzerinden gelişen bir dostluğumuz oldu. İsteğim üzerine beni kırmayarak, röportaj teklifimi kabul etti. Hem Popüler Sinema’dahem de sosyal medya ortamında yayınlamak üzere kendisine yönelttiğim soruları cevapladı.

Kendisine, bize vakit ayırdığı için çok teşekkür ediyoruz.


KE: Daha önce yaptığınız işlere baktığımızda müzik ve komedi ağırlıklı kısa filmlere rastlıyoruz. Şimdi ise bir uzun metrajlı korku filmi ile karşımıza çıktınız. İki sene önceki bir korku filminin devamını çekmek nereden aklınıza geldi?

JF: Bu benim ilk uzun filmimdi. Son 10 yıldır müzik video işindeydim. Bu süre zarfında bir sürü reklam filmi yönettim. Yapımcılar yaptığım işleri gördüler ve tam bir korku filmi bağımlısı olduğumu biliyorlardı. Senaryoya göz attım, zombilerin olduğunu gördüm ve “tabii ki!” dedim.

KE: Contracted: Phase 2 devam filmi olarak başarılı bir yapım fakat final sahnesinde hikayenin henüz bitmediğini görüyoruz. Devam filmi gelecek mi? Gelirse siz mi yöneteceksiniz?

JF: Kesinlikle ucu açık bırakıldı. Yapımcılar hikayenin devamının olmasını seviyorlar. Bana daha çok televizyon dizisinin bir bölümünü çekmek gibi hissettirdi. Her anı değerlendirmek ve her şeyi birbirine bağlamak zorunda olmamak. Çünkü Phase 3 bunun için olacak. Büyük olasılıkla 3. filmi yapmayacağım. Bir araya getirdiğim, oluşturduğum az miktarda film var. Bir başkasının senaryosunu çekmek kendi ödüllerini getiriyor ama gerçekten %100 Josh Forbes filmi yapmak istiyorum. Bu illaki benim yazmam anlamına gelmiyor, sadece görsellik ve komedi anlamında sunacak çok şeyim var ve bu güçleri o tarzdaki enerjiden türeyen bir projede birleştirmek istiyorum. Eğer bir anlam ifade ederse.

KE: İlk korku filminiz olan Contracted: Phase 2’nin çekimleri sırasında yaşadığınız komik ya da ilginç bir olay varsa bizimle paylaşır mısınız?

JF: Aklıma gelen çok komik bir şey yok. Riley (Matt Mercer) ve BJ’in (Morgan Peter Brown) son karşılaşmalarını çekerken zamanımız kalmamıştı, o yüzden her şeyi tek bir uzun sahnede çektik. Çekimi bitirdiğimiz an mekanın elektrikleri kapandı ve aynen şöyle dedik; “Evet tamam, sanırım film bu şekilde bitecek. Umarız iyi gözükmüştür.”

KE: Bir Eli Roth hayranı olarak yönetmenin son filmi Knock Knock sizce nasıl? Beklentilerinizi karşıladı mı?

JF: Eli Roth ve Nicolas Lopez ile Stiges Festivalinde karşılaştım. Her ikisi de iyi insanlar. Nicholas’ın kolları arasında iki taş gibi hatun vardı, belkide Knock Knock kişisel bir deneyimden geliyordur. Filmde kızların performanslarının çok iyi olduğunu düşünüyorum. Keanu Reeves yine kendine has özel anları yaşamış ve yaşatmıştır, ama o öyle büyük bir film yıldızı ki onu normal insan işleri yaparken görmek çok zor. Bende olsam onu normal bir insan işi için oynatmazdım. Yine de eğlenceli bir film. Eminim bu filmi çekmek için önemli bir sebepleri yoktu ama film tonlarca para kazanacak. İlerde yeniden çevrileceğini de görebiliyorum.

KE: Yeni projelerinizden biraz bahseder misiniz? Korku filmi çekmeye devam mı,  yoksa farklı türden filmler de çekmeyi düşünüyor musunuz?

JF: Arkadaşım Charles Pieper ile geliştirdiğimiz bir senaryom var. Birlikte, adı Mondo Movie 2 olan bir podcast imiz var. Film, sinir bozucu komşusunu öldüren bir adam hakkında. Fakat komşunun kafası canlanıyor ve vücudunu nasıl yok ettiğini eleştiriyor. Daha fazla insanı öldürmesiyle olay daha da kötüleşiyor ve bu ölümler aklından bir türlü çıkmıyor. Gerçekten komik. Aynı zamanda şaşırtıcı olabilecek Black Metal hakkında bir senaryom ve bazı TV projelerim var. Bunların dışında üzerinde çalışılan, yapım aşamasında olan çok iş daha mevcut.

KE: Türk korku filmleri hakkında bilginiz var mı? Hasan Karacadağ’ın yönettiği Dabbe serisini izlediniz mi?

JF: Hayır izlemedim. Sitges Festivalinde Baskın’ı izledim. Yönetmeni sanırım Türk’tü. David Lynch tarzında, dehşet vericiydi. Gerçekten cool bir filmdi.

KE: Amerikan korku sinemasına yeni giren bir yönetmen olarak, oldukça başarılı yapımlar ortaya koyan İspanyol korku filmleri hakkında neler düşünüyorsunuz?

JF: Daha fazlasını görmeyi çok isterim. REC filmlerini çok seviyorum. İspanya’dan bir kaç Blu-Ray aldım, çünkü çok ucuzlardı. REC 3’ün yıldızı Leticia Dolera ile aynı asansöre bindim ve gerçekten büyüsüne kapıldım.

KE: Son olarak en klişe sorumuzu soralım. En sevdiğiniz ve sizi etkileyen 3 korku  filmini yazar mısınız?


JF: Evil Dead 2 / Dead Alive / Night of the Creep. Filmlerine eğlence aşılayan, maceracı film yapımcılarını çok severim. Aslında korku filmlerini çok tercih etmem. Beni gerçektende korkutmuyorlar. Genel olarak vahşet ve kan içeren veya görsel açıdan teşvik eden filmleri tercih ederim.

Bu Yazım Popüler Sinema da yayınlanmıştır.

15 Eylül 2015

CONTRACTED / CONTRACTED: PHASE 2



Yazı çok az Spoiler içerir.

Psikolojik korku/gerilim türleri arasına rahatlıkla yerleşebilecek kadar ürkütücü bir yapım olan Contracted (2013), izleyenlere son derece rahatsızlık veren bir vücut korku(body horror) filmi. Çok bilindik bir konuyu değişik ve gerçekçi bir şekilde anlatan filmin yönetmeni Eric England, finalinde o kadar  büyük bir açık kapı bırakıyor ki, nasıl böyle biter, böyle bir son mu olur diye bayağı bir yönetmeni sövüyorsunuz. Devam filmi olan Contracted: Phase 2 (2015) ise, birçok filmde rastlamadığımız bir şekilde, ilk filmdeki son sahnenin kaldığı yerden tam gaz ilerliyor. İkinci filmin farklı yönetmeni ve senaristi olmasına rağmen kendilerine emanet edilen Contracted’ın devamını da büyük bir titizlikle ve konuyu dağıtmadan bağlıyorlar.

Contracted, Samantha adında lezbiyen bir kızın sevgilisi Nikki tarafından bir kenara atılması sonucu bir partide kafayı bulmasıyla başlıyor. Sam aynı zamanda bir uyuşturucu bağımlısı ve  terk edilme olayından dolayı fazlasıyla mutsuz. Her ne kadar gözleri partide Nikki’yi arasa da umduğunu bulamaz ve kafasının darma duman olduğu bir sırada yanına gelen esrarengiz bir adamla kısa bir süre sonra ilişkiye girer. Arabada gerçekleşen seks,  normal boyutların üstünde adeta bir tecavüz şeklinde gerçekleşir. Ertesi sabah uyandığında hiçbir şey hatırlamayan Sam’in vücudunda bol miktarda kanama başlar. Ardından dökülen saçlar ve tırnaklar, elinde kalan dişler derken vücudu değişime uğrayarak yavaş yavaş çürür. Hastanede doktora gözükse bile asla tedavi olmak istemeyen Samantha, bu ürkütücü değişimle tek başına başa çıkacağını sanar, fakat bu yaptığı en büyük hatadır. Seksle bulaşan bu hastalığın tedavisi olmadığını anlayan Samantha, arkadaşı Riley ile birlikte seks yaparak içinde bulunduğu dehşeti daha büyük boyutlara taşır.

Contracted: Phase 2’de ise ilk filmdeki en can alıcı final sahnesini takip eden olaylar zinciri bu defa  Riley üzerinden ilerliyor. Kendisindeki değişimi kısa sürede fark eden Riley, çaresiz bir şekilde bu enfeksiyondan kurtulmanın yollarını arıyor. İlk filmde enfeksiyonun çıkış noktası olan, yani Sam’in ilişkiye girdiği adam hakkında fazla detaya girilmiyor fakat ikinci filmde Riley’in ilginç davranışları ve kısa sürede gerçekleşen olaylardan, hastalığın bir zombi virüsü olduğu ortaya çıkıyor. Ve tamamen ilk filmden bağımsız ve farklı bir şekilde gelişen  Contracted: Phase 2, klişelere yenik düşerek ısırılmalı bir dönüşüm macerasına atılıyor.

Contracted, aslında aptallık yapan insanlar üzerine yapılmış ahlaklı ve akıllı bir film. Sarhoş olup dağılırsan, uyuşturucu kullanırsan ve üstüne de tanımadığın bir adamla korunmasız bir şekilde ilişkiye girersen olacaklara katlanırsın. Normal yaşantımızda yapılan bu tarz hataların sonunda ortaya çıkan zührevi hastalıklar, virüsler, tamamen bu filmde yaşananlar gibi, insan bedenini ele geçiriyor, dallanıyor, budaklanıyor ve vücudunu eritiyor. Film zaten bu tip hayat tarzını benimseyenler için koskoca bir ders niteliğinde şekilleniyor. Samantha rolunü oynayan Najarra Townsend, rolü gereği geçirdiği fiziksel değişime o kadar iyi ayak uydurmuş ki, gerçek mi değil mi anlamak zor. Contracted, müthiş makyajların yanında kareografinin de son derece itinalı hazırlandığı, gerilimin yanı sıra büyük bir dramı da içinde barındıran bir film. Yönetmen Eric England, psikolojisi gittikçe bozulan ve hızlı ilerleyen bu virüsle boğuşan bir kızın çaresizliğini, hatta sayılı günlerini de ekrana taşıyarak seyirciye an ve an o gerilimi yaşatıyor. David Cronenberg’in, bedensel değişimi en iyi anlatan filmi The Fly, ne kadar sarsıcı ve etkileyici bir yapıya sahipse, Contracted’da aynı yolda ilerleyerek o derece etkiliyor seyirciyi. Jaws filminden sonra denize girmeden önce bir kere düşünüyorsanız, bu filmden sonra yabancı biriyle ilişkiye girmeden önce iki kere düşünmeniz gerekiyor.

Contracted: Phase 2’nin yönetmeni olan Josh Forbes ise, Contracted’daki sağlam konuyu dağıtmadan toparlayabilmesi için sanırım olayları zombi temasına bağlamayı daha uygun görmüş olsa gerek ki, ikinci filmi izlediğinizde, ilk filmdeki kasvetli ve ağır ilerleyen o havanın tersine, bol aksiyonlu ve kanlı bir filmle karşılaşıyorsunuz. Her ne kadar klişe bir olaya bağlansa da, hiçbir şekilde kalitesini bozmadan ilerleyen Contracted: Phase 2, bir süre sonra bambaşka bir havaya bürünüyor. Kaçmalar,  kovalamacalar, ısırıklar, değişimler falan derken bir bakıyorsunuz ki, yine sürprizli bir final ve ucu açık kalan bir film karşınızda. John Forbes, ikinci filmin ilk filmle beraber peş peşe izlendiğinde seyircinin daha fazla keyif alması için, ilk senaryoya oldukça sadık kalarak hiçbir kopukluğa yer vermeden ve tüm boşlukları doldurarak işini gayet iyi yapıyor.

Contracted ve Contracted: Phase 2, alt metni çok sağlam olan ve sinema sektöründeki birçok zombi filminden daha itinalı hazırlanmış bir psikolojik vücut korku filmi olarak yerini uzun süre koruyacağı kesin. Son filmde yazıların hemen sonrasındaki çarpıcı bir sahne 3.filmin yolda olduğunu seyirciye haber veriyor. Eğer, 3.filmde en az bu ikisi kadar kaliteli olursa güzel bir üçleme olarak korku filmleri arasına yerleşir.

Bu Yazım Popüler Sinema da yayınlanmıştır.